Burak Gülez | Gençlerin yeni Mekanı|

ßenim Mekanıma Hoşgeldiniz İyi Eğlenceler...
 
AnasayfaKapıSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Türk Devrim Tarihi..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 38
Kayıt tarihi : 02/07/08

MesajKonu: Türk Devrim Tarihi..   Salı Ağus. 05, 2008 11:00 am

TANITIM: Bir zamanlar, çok değil bundan birkaç yüzyıl evvel, yeryüzünün en gelişmiş
ülkelerinden biri olan Türkiye’nin neden bugün geri kalmış toplumlar kategorisinde yer aldığını inceleyen bu yapıtında yazar Doğan Avcıoğlu iddialı bir önermeyle başlıyor: Sanayi ihtilalini Türkiye başlatabilirdi. İşte birinci bölümün ilginç temasını bende aynı yazar gibi iddia, kanıtlar ve ispat yoluyla işlemek arzusundayım.
Evvelce, Osmanlı düzeni ile sanayi ihtilalini yapan Avrupa toplumunun pre döneminin özdeşliğini ispata ihtiyaç vardır. Zira kökleri Marx’a dayanan ve daha çok kendi tezini çökertmemek gayesiyle sonradan ortaya attığı, Asya üretim tarzı ve feodal düzen arasında pek fark gözükmemektedir. Avrupa’nın serfi ile Anadolu’daki reaya arasındaki düzen arasındaki ayrılık ve Roma Hukukunun mülkiyet anlayışına uygun olarak sipahiler tarafından köylüye bağ bahçe değirmen vs. için verilen tapular ezelde iki üretim modelinin benzerliğini kanıtlamaktadır. Öyleyse gerçekten evrime çok az elverişli, sanayi devirmini gerçekleştiremeyecek, durgunluğa mahkum Aziyatik tarz ile sınırlı kalmaktansa, tarihi, iktisadi coğrafi askeri nedenlerle, Batıdakinden biraz farklı bir görünüm kazanmış feodalite ile Osmanlı düzenini adlandırmak daha yerinde olacaktır. Görünüşteki fark ise ürünün bir kısmına el koyanın senyor değil kerim ve onun temsilcileri olmasıdır.
Diğer bir olguda Anadolu tüccarlarıdır. İpek yolunun sınırlarımızdan geçmesi, Selçuklulardan itibaren hanlar, kervansaraylar inşa edilmesi, gümrük sistemi, yol şebekesi gibi aklıma gelen unsurlar Anadolu’da zaten zanaatın tarımdan ayrılmasının, şehirlerarası ticari faaliyetlerin topraklarımızda yer aldığını gösterir. Keza işbölümünü ve uzmanlaşmacı kapitalizmin temelleri Ortaçağdan modern çağa geçişte önemli roller üstlenmişlerdir, ayrıca bu iki evrim ezelden topraklarımızda mevcuttur.
Ayrıca Avcıoğlu Türklerin göçebe olduğunu da yalanlıyor. 15 ve 16. yüzyılda İstanbul’un Londra ve Paris’ten bile daha büyük olması Konya, Kayseri, Sivas, Bursa, Edirne gibi ticaret hayatının merkezi haline gelmiş şehirlerin varlığı göçebelik efsanesini yeterince yadsımaktadır. Zaten tüccar sınıfı şehir-köy ilişkilerini geliştirmiş, konar göçerlikten upuzak bir sistem yaratmıştır.
Dahası fetihlerle geçinen, düzenli ve güçlü bir ordu sahibi Osmanlı Devleti merkeziyetçidir. Bu nedenle Sahib-i arz senyör yerine devlet hizmetlisi sipahilerdir. Devlet memurları eliyle köylünün ürününe el koymakta, çiftçinin sahip olduklarına ise nazik bir dille arz etmekteydi. Belirtmek gerekir ki sipahiler merkeze karşı zayıf durumdadır. Devlet otoritesi sipahilerin üzerindedir.
Neticede Osmanlı düzeni hakkında halen süren tartışmalar nedeniyle Avcıoğlu feodalist yakıştırmasından kaçınmış prekapitalist dönem etiketini yeğlemiştir. Hafif korkak davranılmıştır, çünkü sunulan kanıtlar karanlık çağ Avrupası sisteminden başka bir görüntü sergilemektedir.
Acaba prekapitalizme geçebilecek miydi sorusunun cevabından bu evrim için gerekli şartlar gizlidir: zanaat, sermaye birikimi, köylünün toprağa bağlılıktan kurtulması. Zenginleşen köylüler, şehirlerarası ticaretle elleri iyice bollaşan tüccarlar, büyük çiftlik sahipleri derken ilk Türk kapitalistler oluşuyordu. Diğer yandan vakıf bankaları, sermayeci diye adlandırılan faiz karşılığı borç veren zümreler kısıtlıda olsa özel sektörde çalışan işçiler, tersane tophane gibi ağır savaş sanayisine ait kamu teşekkülleri ve Hazerfanın, Yahudilerin, Fatih ve Sokullu gibi ünlü devlet adamlarının bilim teknikteki yaratıcılıkları kapitalist düzene yürüyüşte her işin yolunda gittiğini izlenimini yaratır.
Doğu üstünlüğünden batı üstünlüğüne geçişteki temel nedeni araştıralım. Asya tipi düzen veya göçebelik olmadığı zaten kesin. Müslümanlık da 16. yüzyıla kadar faizciliğe, ticarete, bilimsel teknik ilerlemeye engel teşkil etmediyse niçin sonradan suçlu o olsun? Ezici üstünlüklerindeki gerçek sebep Coğrafi keşifler ve keşifleri izleyen olağanüstü dış talandır. Şu kadar ki bu dış talan sayesinde batıdaki sermaye birikimi korkunç boyutlara ulaşmıştır. İpek yolunun iflas etmesi, devlet hazinesini zorlaması, Avrupa’daki fiyat artışlarının Anadolu’da körüklediği enflasyon prekapitalist düzenden bir türlü sıyrılamayışımızın başlıca gerekçeleridir.
Kapitalist düzen yerine Osmanlıda açılan yeni çağ ne yazık ki derebeylik yani Ayanlar rejimidir. Bir yandan resmi memurların bir yandan ayanların zulmü Anadolu halkını bezdirmiştir. Özetle halen devam eden kadercilik anlayışımız bazı İslamiyet’ten öte ekonomik- sosyolojik çöküntü, maruz kalınan ağır zulümdür. Eserde utanç belgesi diye adlandırılan ayanlar ve 2. Mahmut arasında Alemdar sayesinde imzalanan Sened-i İttifak bir görüşe nazaran eşkıyalığın ispatıdır. Her halükarda bu belgeyi İngiltere’de baronların zorla krollerinden koparttığı Magna Cartaya benzetmek ya da ilerici saymak imkansızdır, çünkü senetle derebeylerine imtiyaz sağlanmış, varlıkları resmi olarak meşrulaştırılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://burakgulez.forumclan.net
 
Türk Devrim Tarihi..
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» DİREC-T BİYOGRAFİ
» istanbul Auto Show 2010
» TARİHTEKİ ÜNLÜ RESSAMLAR VE ÜNLÜ TABLOLARI!!!!
» yakın zamanda istanbulda muayeneden geçenler
» WWE intercontinental championship

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Burak Gülez | Gençlerin yeni Mekanı| :: Ödevleriniz :: Sosyal-
Buraya geçin: